Kahraman Olgaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahraman Olgaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Kasparov, Kahraman Olgaç olursa


1982 yılında Luzern Satranç Olimpiyaları'nda Kasparov 19 yaşında olmasına rağmen büyük gelecek vaad eden oyuncudur. Zaten 2 sene sonra Karpov ile karşılaşacak ve sonra da 1985 yılında şampiyonluk unvanını alacaktır.

Ne var ki Kasparov turnuva salonuna girmek isteyince isviçreli görevliler Kasparov'u içeri almazlar çünkü kimliğini yanında getirmemiştir. Bu durumu gören ve Türk basınında satranç denince akla gelen tek isim Kahraman Olgaç hemen müdahale eder. Hızlıca düşünen Olgaç güvenlik görevlilerine Kasparov'u anlatmaya çalımanın faydasız olduğunu düşünerek kendi basın kimliğini ona verir. Düşünmeyip sadece kimliklere bakan güvenlik görevlileri biraz önce "Ben Kasparov'un, oyuncuyum" diye içeri girmeye çalışan Kasparov'u basın görevlisi Kahraman Olgaç olarak almakta sakınca görmezler.

İsviçreli güvenlik görevlilerin bu tavrı yukarıdaki karikatürde olduğu gibi alay konusu olur. Kasparov içeri girdikten sonra bir arkadaşı vasıtasıyla kimliğini Kahraman  Olgaç'a yollar. Aşağıda da bu olayla ilgili bir haber görülmekte.


Benzer bir durum yıllar sonra 2000 İstanbul Olimpiyatlarında olur. Bu sefer kurban yine Kasparov gibi sadece 2 sene sonra Dünya Şampiyonu olacak olan Ruslan Ponomariov'dur. Ponomariov'u kimliği olmadığı için kapıda bir güzel sarsarlar. Bu sefer onu kurtaracak bir Kahraman Olgaç yoktur ama bir şekilde içeri girmeyi başarır.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Kahraman Olgaç'ın Hikayesi


Devlete bağlanan ilk TSF Başkanı Kahraman Olgaç Türk satranç tarihinde elbette çok önemli bir yeri var. Yöneticiliğinin yanında aslında en büyük hizmeti bir basın görevlisi olarak satrancı kitlelerle tanıştırmasıdır. Bilgi Yayınevi'nden çıkan 7 kitaplık "Satranç Öğreniyorum" serisi kitapların az olduğu dönemde satranç meraklıları için nimetti.

Rakibin sert,  fedalı hamlesi için "Gökten düşen yıldırım"

Zayıf kare için "Ozon deliği"

Ve daha pek çok ilginç anlatımı vardı. Bu şekilde keyifle takip edilir yazıları olurdu. Ayrıca Cumhuriyet'te ve Hürriyet'te yıllarca yazmıştır. Bilim ve Teknik'i de unutmamak lazım.

Gelelim onun bir hikayesine.

Hayatımızın içinden tarzı bir programda konuk Emrehan Halıcı'dır. Program boyunca Halıcı'nın arkadaşları gelir ve onla ilgili güzel şeyler anlatırlar. Kahraman Hoca da gelir ve şuna yakın bir şekilde konuşur.

- "Bilim ve Teknik Dergisi'nde Emrehan diye bir çocuk varmış. Ben varken satranç köşesini ona vermişler. Ben de arkasından devamlı onu kötülüyorum. Nihayet onun satranç köşesini kapıverdim"

- "???"

-"Ama sonra ben de onu Satranç Federasyonu Başkanı yaptım."

- "Ehm... Bu değerli anıyı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz."