Satranç Bağlantıları
Adnan Şendur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adnan Şendur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Eylül 2014 Salı
Satranççıların Raşamon Hikayesi
Akira Kurosawa'nın Roshomon filmi olayların 3 değişik açıdan anlatılması üzerine kuruludur. Gerçekten de herkesin değişik bakış açısı veya anlatımı değişik sonuçlar oluşturabilir.
Ne kadar doğru olduğu tartışılır ama hikayemizi bir satranç esprisi olarak da algılayabilirsiniz. Eski Türkiye satranç şampiyonları Adnan Şendur, Cem Karadağ ile satranççı Zaven Çiğdemoğlu o günü şöyle anlatıyor.
Adnan Şendur:
O gün İstiklal caddesinde yürüyordum. Eski arkadaşım Zaven Çiğdemoğlu'nu gördüm. Merhabalaştık, kucaklaştık. Beni adadaki evine davet etti. Tam gidiyorduk ki Cem Karadağ bizi gördü. Yapışkan bir adamdır. Kaçalım dedim ama bizi yakaladı ve ısrarla o da gelmek istedi. En sonunda çok uzatınca kızdım patlattım bir tane. Yere düştü, iyice dövdüm. O sırada polis geldi. Ben askerdim, Cem Karadağ aldı götürdü.
Cem Karadağ:
O gün İstiklal caddesinde yürüyordum. Eski arkadaşım Zaven Çiğdemoğlu'nu gördüm. Merhabalaştık, kucaklaştık. Beni adadaki evine davet etti. Tam gidiyorduk ki Adnan Şendur bizi gördü. Yapışkan bir adamdır. Kaçalım dedim ama bizi yakaladı ve ısrarla o da gelmek istedi. En sonunda çok uzatınca kızdım patlattım bir tane.Dövüş sırasında ayağım yere kaydı ama yerden ölümcül darbeler vurdum. O sırada polis geldi. Polis bunu aldı götürdü.
Zaven Çiğdemoğlu:
İstiklal caddesinde yürüyordum. Bir de baktım ki ileride gürültü patırtı var. Yaklaşınca Adnan Şendur ve Cem Karadağ'ın kavga ettiğini gördüm. Sonra polis geldi ve bu iksini alıp götürdü.
Kime inanalım :)
11 Ağustos 2014 Pazartesi
FM Ateş Ülker'in ilginç hikayeleri
Dr. Ateş Ülker hem eski Türkiye Şampiyonu hem de Fide Master'dır. Satranca tutkuyla bağlı olan Ülker'in belli dönem 3 azılı rakibi vardır. Dernekte 80'li 90'lı yıllarda şunu sıklıkla tekrarlar: "Ben dünya gezegenine 3 kişi için geldim: Adnan Şendur, Turhan Yılmaz ve Can Yurtseven" Bu üç rakip yaşça ondan küçüktür ve özellikle oynadıkları yıldırım oyunlarda da ondan iyidir ama o onlarla oynamaktan çekinmez. Genelde rakipleri iddialıdır ve Ülker'i küçümseyen yorumlarda bulunurlar buna rağmen fazla tepki göstermez. Oyun veya demet kazandığında bıyık altından güler ve "I am a poor man, sometimes gol atar man" yorumunu yapar.
Can Yurtseven'in camiadan ayrılmasından sonra rakibi ikiye düşer. IM Turhan Yılmaz da uzaklaşınca yegane rakibi Adnan Şendur'dur. Onun en büyü zevklerinden birisi Şendur'u adeta çıldırtmaktır.
Son zamanlarda bir dönem Adnan Şendur ile de oynayamayınca forum ortamlarında fırtına gibi esmiştir. Forumlarda yazdıkları ansiklopediler uzunluğundadır.
Ülker pek çok İSD hikayesinin de tam ortasında rol alır. Örneğin bir defasında genç ve çılgın Yurtseven nefesini uzunca süre tutabileceğine dair birisiyle iddiaya girer. Ülker de seyircidir. Yurtseven nefesini tutar da tutar. Dakikalar geçer, morarmaya başlar ama nefesini tutmaya devam eder ve pat diye bayılıp yere düşer.
Dr Ülker'in müdahale etmesini bekleyenler sadece onun nasihatini duyar: "Olacağı buydu zaten."
Bir başka hikayede Ateş Ülker İstanbul Satranç Derneği'ndeki turnuva oyununa gitmektedir. Otobüse rakibi Abdullah Vatansever de biner. Ne var ki trafik inanılmaz şekilde tıkanıktır. Dernek ne çok uzak ne de çok yakındır. Abdullah Vatansever "Ateş bey ben tura yetişmek için koşacağım. İstersen sen de gel" der. Ülker "Valla ben koşamayacağım" deyince Vatansever koşup, oyuna yetişir ve kazanır. Hani satranç fiziksel spor değildi? :)
Bu arada Ateş Ülker'in körleme satrancı çok kuvvetlidir. Aynı anda 6 kişiye karşı oynayıp başarılı olan ilk Türk satranççısıdır.
2 Ağustos 2014 Cumartesi
FM Can Yurtseven, Sıra Dışı Bir Karakter
Türkiye Şampiyonu Can Yurtseven İstanbul Satranç Derneği'ne geldiğinde bir başka Türkiye Satranç Şampiyonu Adnan Şendur taciz atışlarına başlar. "Can sen satrançtan anlamazsın, acemisin. Bir demet satranç oynarsak seni 6-0 yenerim." Normalde tepki toplayacak bu sözler Adnan Şendur için gayet doğal kabul edilir çünkü insanlar "Adnan Şendur bu. Ne yapsa yeridir." havasındadır. Can Yurtseven de Adnan Şendur'un konuşmalarını normal karşılar ve "Peki oynayalım o zaman" der.
Satrançta demet altı galibiyet elde edene kadar oynamaktır. Zaman kontrolü ise beşer dakikadır. Klraisk Garde saatler kullanılır. Bu saatler saplamlığıyla ünlüdür çünkü yedikleri darbelere karşı çok dirençlidirler.
Demet başlar ve ilk oyunu Can Yurtseven kazanır. Yurtseven kazanmasına rağmen ağzını açmaz ama dudaklarında bir tebessüm vardır. Adnan Şendur hemen tepki gösterir. "Acemisin sen. Şansına kazandın" İkinci oyuna geçilir. Yine Yurtseven kazanır. Durum benzerdir. Adanan Şendur konuşur. Can Yurtseven konuşur. Üçüncü oyun yine Yurtseven'indir. Olay Fischer - Taimanov veya Fischer - Larsen maçına döner. En sonunda Yurtseven maçı 6-0 kazanır.
Adnan Şendur sanki daha yeni 6-0 yenilmemiş gibi konuşamaya devam eder. "Sen acemisin, seni yenerim.." En sonunda Can Yurtseven de dayanamaz konuşur: "Oğlum yeni 6-0 kaybettin. Biraz sus da kafamızı dinleyelim!" Tabii bu maçı izleyen seyirciler de kendilerini gülmekten alıkoyamazlar.
Rahmetli Demir Büyüközkaya'nın bu tür satranççılar için bir lafı vardı: "Gücü çenesinde"
Satrançtan erken yıllarda kopan Can Yurtseven senelerce bilgisayar programcılığı yaptı. Son yıllarda ise TSF'nin antrenörü olarak çalışmakta ve Antalya'da ikamet etmekte.
Aşağıda Can Yurtseven ve GM Atalık yıldırım oynarken.
28 Temmuz 2014 Pazartesi
Ben de Türkiye Satranç Şampiyonuyum!
İstanbul Satranç Derneği uzun yıllar Türk satrancının neredeyse biricik kaynağı olmuştur. Pek çok Türkiye Şampiyonu ve milli takım oyuncusu oradan yetişmiştir. Aynı zamanda kültürel bir buluşma mekanı olan dernekte insana dair herşey vardır. Tabii ki çekişmeler ve kavgalar da.
GM Suat Atalık ve IM Adnan Şendur derneğin önemli üyelerindendi. Şendur dernekten hiç ayrılmaz, Atalık ise daha seyrek gelirdi. Aralarında rekabet de olunca bir gün bir kavga patlayıverir. Şahitlere göre Adnan Şendur Suat Atalık'ın masasına bir şişe atar. Susuzluğu geçsin diye değil elbet. Sonrasında ise yumruklar konuşur ve yine bir şahide göre maçı Atalık kazanırken diğer bir şahit kavgadan başka herşeye benzediği daha çok itiş kakışla geçtiğini söyler.
Olayın üzerine Adnan Şendur polis çağırır. Aslında bu boks maçını Şendur'un kaybettiğinin bir göstergesi de olabilir. Polis gelince Şendur hemen polise yaklaşır ve "Ben Türkiye Şampiyonuyum ve bu adam beni dövdü." der. Atalık da "Ben de Türkiye Şampiyonuyum. Evet, bu adamı dövdüm ama sebepsiz yere değil." diye cevap verir. Polis artık ne düşündü siz tahmin edin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



